“Rakka’dan IŞİD’liler de tahliye edildi” iddiası

Emperyalist koalisyon tarafından koordine edilen Rakka operasyonunda, “sivillerin tahliyesi” adı altında IŞİD’lilerin de tahliye edildiği öne sürüldü. IŞİD’lilerin bir kısmının Türkiye’ye geçtiği belirtildi.

ABD öncülüğündeki emperyalist koalisyon ile QSD’nin ortak yürüttüğü Rakka operasyonunda, “sivillerin tahliyesi” adı altında IŞİD’lilerin tahliye edildiği ileri sürüldü.

“Rakka’nın IŞİD’den temizlenmesi” kapsamında yürütülen operasyonda, Ekim ayı ortalarında çok sayıda sivilin bölgeden tahliye edildiği basına yansımıştı. Son olarak BBC’nin haberinde, bölgeden ayrılan otobüs ve kamyonlarda IŞİD çetelerinin bulunduğu iddia edildi. Bu iddia araç şoförlerinin tanıklıklarına dayandırıldı.

Şoförler, 12 Ekim'de QSD’nin kendilerinden, Fırat Nehri kıyısındaki Tabka şehrinde savaştan kaçan sivil aileleri kuzeydeki bir kampa götürmelerini istediğini söyledi. Ancak konvoy bir araya geldiğinde kamyonlarda sivil ailelerin yanı sıra IŞİD çeteleri, aileler ve tonlarca silah ile mühimmat olduğu ortaya çıktı. Şoför Ebu Fevzi ve arkadaşlarına, gizli tutmaları istenilen bu operasyon için de binlerce dolar ödeneceği sözü verildiği belirtildi.

“IŞİD’liler Türkiye’ye geçiyor”

Rakka’dan tahliye edilenler arasında olduğu söylenen 250 IŞİD’cinin bir kısmının Suriye geneline dağıldığı, bazılarının da Türkiye'ye gittiği kaydedildi. Ayrıca, Suriye-Türkiye sınırında insan kaçakçılığı yaptığı belirtilen kişiler son haftalarda Türkiye’ye geçen IŞİD’liler olduğunu ifade ederken, şu ifadeleri dikkat çekti:

“Son birkaç haftada Rakka'dan ayrılıp Türkiye'ye gitmek isteyen çok sayıda aile oldu. Yalnızca bu hafta ben kendim 20 aileyi geçirdim. Çoğu yabancıydı ama Suriyeliler de vardı.”

Emperyalistler: “Tahliyeler sır değildi”

Emperyalist koalisyon ve Pentagon’dan yapılan açıklamalarda, anlaşmanın ve tahliyelerin sır olmadığı, basın toplantıları ve anlaşmalarda basının da yer aldığı ifade edildi. “Sivillerin tahliye edildiği” öne sürülen açıklamalarda, amacın “sivilleri kurtarmak” olduğu ileri sürüldü. Anlaşmayı “yerel bir soruna yerel bir çözüm” diye sunan emperyalistler, talebin de yerel güçlerden geldiğini, kendilerinin “gözlemci” olduğunu iddia etti.