Direnişlerin güçlenebilmesi için sınıf dayanışması

Direnişlerin güç kazanmasını sağlayacak en önemli etkenlerden birisi, kuşkusuz ki direnişler arasında sınıf dayanışmasını güçlendirmektir.

Sermaye sahipleri ve yol arkadaşları AKP iktidarının sömürü politikaları hız kesmeden devam ediyor. OHAL’i fırsat bilerek iyice kuralsızlaşan iktidar ve sermaye, bir yandan da hak gaspları, işten atma gibi saldırıları devreye sokuyor. OHAL yasaklarına ve baskılarına rağmen işçi sınıfının bu saldırılara yanıtı ise mücadele ve direniş oluyor. Özelleştirme saldırısına karşı üretimden gelen güçlerini kullanan maden işçileri madenlerden çıkmayarak iktidara geri adım attırmayı başardılar. Trakya Şişecam işçileri ise işten atma saldırısı karşısında günlerce direniş ve eylemler gerçekleştirdiler.

Son dönemde öne çıkan Şişecam ve maden işçilerinin eylemlerinin dışında pek çok fabrika ve iş yerinde mevzi direnişler yaşanıyor. OHAL ve KHK’lara karşı kamu emekçilerinin direnişleri de dahil olmak üzere, Akkim, Kod-A ve DHL  vb. İstanbul merkezli birçok işçi direnişi gündemde. Toplumsal muhalefet ve sınıf hareketinin yasaklarla, saldırılarla baskı altında tutulmaya çalışıldığı bu dönemde süren direnişler ve bu direnişlerin güç kazanması önemli bir yerde duruyor.

Söz konusu direnişlerin güç kazanmasını sağlayacak en önemli etkenlerden birisi ise, kuşkusuz ki direnişler arasında sınıf dayanışmasını güçlendirmektir. Direnişçilerin hem kendi aralarında hem de kamuoyuyla sınıf dayanışmasını büyütmelerini, böylece seslerini daha gür çıkartabilmelerini sağlayacak birliktelikler yaratabilmek bu nedenle önemli bir yerde duruyor. 

Direnişçiler birbirlerinin direniş alanlarını ziyaret etmek, ortak etkinliklerde buluşmak gibi kimi adımları atmış durumdalar. Ancak direnişçilerin birbirlerinin deneyimlerinden öğrenmesini, ortak sorunları karşısında güçlerini birleştirmelerini sağlayacak bir birliktelik henüz oluşturulabilmiş değil.

Böyle bir birlikteliğin oluşturulabilmesi ve oluşturulacak birliktelikle ilk elden yapılabilecekleri ile ilgili şu öneriler sıralanabilir:

- Direnişçilerin birliğini oluşturabilmek için her direnişin kendi belirlediği temsilci ya da temsilcilerin katıldığı periyodik toplantılar yapılmalıdır.

- Direnişçilerin oluşturacağı birlik bir eylem birlikteliği olarak ele alınmalıdır. Çünkü, her direnişin kendi özgün koşulları üzerinden kendi sürecini devam ettirmesi gerekmektedir. Oluşturulacak birlik ise süren direnişlerin daha sağlıklı bir şekilde birbirlerinden haberdar olmasını, birbirlerinin eylem-etkinliklerine güçlü bir destek sağlamayı ve en önemlisi de ortaklaşan talepler doğrultusunda ortak eylem-etkinlik gerçekleştirmeyi sağlayacaktır.

- İşçi sınıfının mücadele tarihi incelenmelidir. Geçmiş deneyimlerden öğrenerek ve dersler çıkartarak fiili-meşru mücadele perspektifi ile hareket edilmelidir.

- Bugün AKP iktidarının açıkça ifade ettiği gibi, OHAL işçi sınıfına karşı ilan edilmiş durumdadır. OHAL’in sağladığı imkanlarla kamu emekçileri bir gecede işlerinden atılmış, işçilerin grevleri yasaklanmış, direniş alanlarına yasaklar getirilmiş, geçmişte birkaç ayda sonuçlanan iş mahkemelerinin sonuçlanma süresi uzamıştır. Direnişe geçen sınıf kesimleri tüm bu olgular üzerinden ortak mücadele programları çıkarmalıdır.

- Süren direnişlere baktığımızda, ortaklaşan bir diğer yanın sendikal faaliyete saldırı olduğu görülmektedir. Kod-A, Akkim ve DHL işçileri sendikal faaliyete öncülük ettikleri için işten çıkartılmışlardır. Kamu emekçileri ise, iktidara muhalif bir konfederasyon olan KESK’in içerisinde yer aldıkları ve faaliyet yürüttükleri için hedefe çakılmışlardır. Farklı farklı sendika ve konfederasyonlara bağlı olsalar da, direnişçi işçiler ve emekçilerin ortaklaşabileceği temel taleplerden birisi de sendikalaşma ve sendikal faaliyet yürütme hakkı üzerindeki baskı ve yasakların kaldırılması olmalıdır.

- İşçi sınıfına yönelik saldırı politikalarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Fakat, işçi sınıfının mücadele ve örgütlülük düzeyi henüz bu saldırıları püskürtebilecek bir düzeyde değildir. Buradan hareketle, direnişçi işçilerin-emekçilerin öncülüğünde yapılacak, güncel sınıf mücadelesinin tablosunu ve çıkış yollarını tartışacak kurultay vb. zeminler yaratmak önemli bir yerde durmaktadır.