Kod-A işçileri İTÜ önündeydi

Sosyal-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan Kod-A işçileri, şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa yerleşkesi önünde eylem yaptı. İşçilerin yerleşkeye girmesi, rektörlük-polis işbirliğiyle engellendi.

Sosyal-İş sendikasında örgütlendikten sonra patronun saldırılarına sessiz kalmayan Kod-A işçileri işten atılmışlardı. 11 gündür Yenibosna’da direnişlerini sürdüren işçiler bugün İTÜ önündeydiler.

Rektörlük-polis işbirliğiyle işçiler yerleşkeye alınmadı

Kod-A Bilişim şirketinin ana merkezinin İTÜ Ayazağa yerleşkesinde bulunması sebebiyle İTÜ önünde buluşan işçiler yerleşke içerisinde yürüyüş yaparak şirket merkezi önünde açıklama yapmak istedi. Ancak rektör-polis işbirliği ile işçilerin içeri girmesi engellendi. Kod-A işçileri ve onlara desteğe gelen güçler ise açıklamayı İTÜ Ayazağa yerleşkesinin önünde yaptılar.

İTÜ önünde gerçekleşen eylem saat 12.30’da başladı. Kitleye seslenen Sosyal-İş Örgütlenme Uzmanı Cemal Bilgin sendikalaşma haklarını kullanan işçilere yönelik patronun sürgün saldırısını teşhir etti.

Tüpraş’taki iş cinayetine dikkat çekildi

Bilgin’in ardından sözü Sosyal-İş İstanbul Şube Başkanı Mustafa Ağuş aldı. Ağuş öncelikle herkesi başta Tüpraş’ta olmak üzere iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçiler adına saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından ise Tüpraş’ta yaşanan iş cinayetini teşhir etti.

Devamında konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko sözlerine iş cinayetlerini lanetleyerek başladı. ILO kriterlerine uyulmadığına değinen Beko, Türkiye’nin iş cinayetlerinde Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü olduğunu hatırlattı. Beko, iş cinayetlerinin dışında işçilerin açlık sınırındaki asgari ücrete tabi kılınmasını ise sosyal cinayet olarak tanımladı.

“Toplu iş sözleşmesi masasına oturana kadar direneceğiz”

Basın açıklamasını ise Sosyal-İş Genel Başkanı Metin Ebetürk yaptı. Kod-A patronunun saldırılarını anlatan Ebetürk, “Artık bizim için tüm Kod-A işyerleri eylem ve direniş alanıdır” dedi. TÜMTİS üyesi DHL işçilerinin direnişlerine de değinen Ebetürk, direnişlerin aynı sokağı paylaştığını ifade ederek “Omuz omuza direnişimizi büyütüyoruz” dedi.

İTÜ rektörlüğüne seslenen Ebetürk “Rektörlüğü, evrensel değerlere, evrensel insan haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz; bir eğitim ve bilim kurumu olarak kendine yakışanı yapmaya, bu sorunun çözümü için adım atmaya davet ediyoruz” dedi. Kod-A patronuna da seslenen Ebetürk, sendikal haklara saygı duyulmasını ve sözleşme masasına oturulmasını istedi. “Toplu iş sözleşmesi masasına oturana kadar direneceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Basın açıklamasının ardından sonlandırılan eylemde sıklıkla “Sendika hakkımız engellenemez!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” , “Çalışırken ölmek istemiyoruz!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Kod-A işçisi yalnız değildir!” sloganları haykırıldı. Eyleme Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Devrimci Gençlik Birliği ve Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası’nın de aralarında olduğu pek çok kurum, sendika ve siyasi parti katıldı.

ÖGB-polis işbirliği: ”Çaktırmadan çek”

Rektör-polis işbirliğinin ardından ise eylem sırasında sergilenen ÖGB-polis işbirliği dikkat çekti. Polis-ÖGB ikilisi fişledikleri öğrencilere üniversite adına açılan soruşturmalar için yeni “delil”ler elde etmek üzere bu eylemde de “iş” başında idiler.

Eylem sırasında basın emekçilerinin arkasında eylemi görüntüleyen ÖGB’ye polis talimat verdi. Sivil polisin yanına gelerek “Çaktırmadan çek” talimatı verdiği ÖGB, kamerasını üniversite öğrencilerinin yoğun olarak bulunduğu sol tarafa çevirdi. Eylem dağılıncaya dek öğrencileri görüntüleyen ÖGB, eylem sonrasında hızla yerleşkeye girdi.

Kızıl Bayrak / İstanbul